Bu Sayımızdaki Makaleler:

Editörden – Sevgi mi saplantı mı?

Hiç merak ettiğiniz mi; hissettikleriniz sevgi mi, saplantı mı?

Saplantı yani bağımlılık aslında sevgi değildir. O aşktaki olağan üstü pırıltıyı taşımaz. Bağımlı kişilerin konuşmalarını dinleyince bir çaresizlik ve yalnızlık çığlığını duyarsınız. Bunun sonunda, giderek büyüyen hırçınlık bulutu adeta elle tutulacak kadar somutlaşır.
Huzursuzdur. Her an yalnız kalacağı korkusuyla yapışık bir yaşam ister.
Görevler ve talepler yüklediği kişiyi yanında tutmak için çabalar. Bunun için hiç bir ödünden kaçınmaz!
Kişi adeta hastalığa tutulmuştur. Sebebi de çaresi de aynı kişidir. Ne kendine ne karşısındakine mutluluk veremez. Doyumsuzdur…
Şüphelerle kıvranırken yaşam alanını ve ruhunu daraltmaktadır… Böylesi sağlıksız ilişkiler önünde sonunda bitmeye mahkumdur.

Oysa sevgi doğru yaşandığında; arasında olduğu her iki kişiyi de geliştirir, dönüştürür, ruhen zenginleştirir.
Sevginin kökleri vardır, bunlara güven deriz.
Sevgi anlayıştır, kusurları kabul etmektir. Sevgide panik yoktur. Sakin ve emindir. İnsanı yüceltir…
Sevgi, şevkâtli bir çift el gibi avucunda aşk’ı muhafaza eder. O, arkadaşlığın olgunlaşmış halidir.

Tutkuyu yönetir. Karşınızdaki sizin güveninizi hisseder ve bu onun daha güvenilir olmasını sağlar.

Sevgide bağlılık doğal olarak gelişir. Şevkât ve tutkuyla beslenirse sevgide son yoktur..
Oysa bağımlılık, asalak ve sağlıksız bir yaşamı kurguladığı için, taraflarına mutsuzluk getiren kısa ömürlü ilişkiler yaşatır.

Sevgili okuyucularım, aşk’ın en dingin mevsimi olan sonbaharda bağımlı değil, sevgiyle bağlı ilişkiler yaşamanızı diliyorum…

 

den