Bu Sayımızdaki Makaleler:

BASTON

Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, kızılcık ağacının dalını 9 aşamada işleyerek birer sanat eserine dönüştüren ustalar, halk kültür mirasını uzun yıllardır yaşatıyorlar.
Gövdesi kızılcıktan, sapı ceviz ağacından yapılan ve kezzap kullanılarak renklendirilen; geleneksel yılan motifiyle, yaşamın, yeniden doğuşun ve nesillerin sürekliliğinin simgelediği bastonlar, bölgeye gelen konuklara verilen hediyelerin başında geliyor.

Geçmiş yıllarda eski ABD Başkanı Ronald Reagen, Sovyetler Birliği’nin son devlet başkanı Mihail Gorbaçov ve İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth gibi çok sayıda ülke liderine takdim edilerek dünyaca üne kavuşan Devrek bastonu, ustaların el emeğiyle sanatsal değerine kavuşuyor.

Bastonlarda en çok işlenen diğer figürler at, kartal ve aslan ise eski Mısır, Anadolu ile Yunan uygarlıklarının yanı sıra Antik Roma dönemlerinin süzgecinden geçmiş zengin simgesel mirası yansıtıyor.

Devrek’te yaptığı çeşitli boyutlardaki bastonlarla tanınan usta Raşit Korum, 40 yılı aşkın zamandır çeşitli ebatlarda bastonlar hazırladığını, çoban çentiğinden başlayarak sosyetenin elinde vazgeçilmez aksesuar oluncaya kadar bastonun uzun serüveni olduğunu söyledi.

Ömür Çelikdönmez ve Ömer Yılmaz ile birlikte "Baston Tarihi" adlı kitap derlediğini anlatan Korum, şöyle dedi:
"Baston artık gündelik bir alet olma işlevinden farklı süs aracı olma yoluna gitmiştir. İlçede şu anda 15 civarında usta yılda yaklaşık 8 bin baston yaparak satıyor. Kullanılan malzemeye ve işçiliğe göre bastonların fiyatları değişiyor. Bastonlar, Türkiye’ye gelen ya da Türk liderlerin ziyaret ettiği çok sayıda ülke liderine takdim edildi. Çünkü, Devrek bastonu denildiğinde herkesin aklına sanat gelmektedir. Halen bölgeye gelen cumhurbaşkanı, başbakan ve bakan gibi konuklara yerel yöneticiler tarafından kesinlikle Devrek bastonu hediye edilmektedir."
İlçede 1892’de Osmanlı Döneminde zanaat ürünü olarak yapımına başlandığı tahmin edilen bastonlar, 20 santimetrelik kalınlığa 35-40 yılda ulaşabilen, esnek yapıya sahip, 180-240 santigrat derecede 8-15 dakika fırınlandığında yumuşayan kızılcık ağacının dalından yapılıyor.

Fırında yumuşatılan dallar, düzeltme tahtasında sanat eserine dönüşmek üzere soğutulmaya bırakılmasının ardından tornalama işlemine geçiliyor.
Sap takılacak kısmı, işleme yapılacak gövdesi ve uç takılacak bölümleri hazırlanan bastonun, daha sonra fiyatını ve sanatsal değerini belirleyecek gövde kısmına yapılacak yılan ve baklava gibi motiflere geçiliyor.

Devrekli ustalar, el işçiliklerinin bütün marifetlerini sergiledikleri bu zengin mirasa, nakkaş gibi figürleri işleyerek, ağaç dalını her an canlanacak yılana ya da baklava ve bitkisel motife dönüştürüyorlar.

Büyük emek harcanan işlemelerin düzeltilmesinin ardından gövdeye uygun sap seçimi de baston ustasının eserine kazandıracağı değer açısından önem taşıyor. Her gövdeye ve işlemeye her sapın yakışmayacağını bilen ustalar, uyumu sağlayabilmeye özen gösteriyorlar.

Kartal, kurt, kobra, arslan ve at başı ile keçi ayağı, panter, kuş, asa topuzu, gümüş ortopedik sapların kullanıldığı gövdeler bastona, "yürürken dayanmaya yarayan araç" diye tanımlanan sözlük anlamından farklı değerler yüklüyor.

Sanat eseri haline dönüşerek evlerin duvarlarını süsleme aşamasına az kalan bastonlar, saplarının da hazırlanmasının ardından zımparalanarak renklendiriliyorlar.
Ustalar, sapın altına imzaları taşıyan süslemeleri yapmalarının ardından vernikleyerek bastonu tamamlıyorlar.

 

 

 

 

 

(alıntı)

 

den

 

    

Leave a Reply