Bu Sayımızdaki Makaleler:

ÇOK ÇALIŞMAK

Londra Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Manianna Virtanen tarafından yapılan bir araştırmada 7 saatin üzerinde çalışan kişilerde; ölümlü veya ölümcül olmayan kalp krizi ve anjiyo gibi kalp risklerinin yüzde 60 oranında arttığı kabul edildi.
Buna göre; 3 saat ve üzerindeki fazla mesai ”kalbi yoruyor”.

İNSANLARI "TİP A DAVRANIŞ"A SÜRÜKLÜYOR:
Araştırmayı yürüten ekip, fazla çalışma ile kalp sorunları arasındaki bağlantının olası nedenlerinin başında, fazla çalışmanın kişiyi ”Tip A Davranış Biçimi” olarak tanımlanan davranışa sürüklemesini gösteriyorlar.

Tip A davranış biçimi ”gergin, sinirli, hassas, zaman endişesi yaşayan” kişileri tanımlamak için kullanılıyor.

Uzmanlar, uykuya yeterince zaman ayıramamak, yatağa girmeden önce günün stresinden arınacak vakit bulamamak ve iş stresine bağlı gizli tansiyonun da etkili olabileceğini belirtiyor. Bu tür tansiyon, rutin kontrollerde kendini göstermediği için ”gizli” olarak adlandırılıyor.

HAREKETSİZLİK VE STRES BİRÇOK HASTALIĞIN NEDENİ:
Günümüz koşullarında özellikle hareketsizlik ve stresin birçok hastalığın nedeni olduğu bilinmekte. Buna mukabil fiziki koşulları uygun bir ortamda çalışan ve işini severek yapan, çalışmaktan keyif alan kişiler için uzun süre çalışmanın herhangi bir sağlık sorununa yol açmamakta.

ÖZELLİKLE MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR DİKKAT:
”Çalışma ortamının düzgün olması, yöneticilerin uygun bir ortam sağlaması araştırmada belirtilen hususların önüne geçebilir, ancak masa başında hareketsiz olmak hastalıkları tetikliyor, tüm hastalıkların temelinde hareketsizlik yatıyor. Uzun mesailerin ardından hiç değilse 3 günde 1 kez, 1 saat olsun kendimize zaman ayırıp spor yapmamız, hareket etmemiz lazım. Atomlarımız bile sürekli hareket halinde. İş yerlerinde sorumluluk alan kişiler için bu sorumluluğun getirdiği stresler var, işin doğasında da stres olabilir, bunlar da çok etkili. Günümüz koşullarında stresten uzak durmak zor. Tüm bu stresin bize hastalık olarak döndüğünü de unutmamak lazım.”

Uzmanlar, özellikle masa başında saatlerce çalışanların, saat başı kalkıp birkaç dakika yürümelerini ve asansör kullanmamalarını önererek ”Kaliteli bir yaşam, iyi bir yaşlılık için hareketi artırmak zorundayız” diyorlar.

AŞIRI STRES, BEYNİ ETKİLİYOR:

Aşırı stres; beyin fonksiyonlarını idare eden kimyasal maddelerin dengesini bozarak, beynin vücudu idare etme gücünü azaltır. Bunun sonucunda sinirlerin kontrolü kaybolur. Aşırı sinirlilik ve kızgınlık hali olan hastalarda ise dikkat zayıflaması ve olaylara karşı takıntı oluşur. Bunun yanında uykusuzluk, çarpıntı, baş ağrısı, baş dönmesi ve zevk almama gibi belirtiler de gözlenir. Bunlar; toplumumuzda çok sık görülen depresyon ve panik atak gibi yaşam kalitesini bozan hastalıkların öncü belirtileridir.

Bununla beraber çok çalışmanın getirdiği; masa başında uzun saatler boyunca  oturmak, boyun ve bel fıtıklarına sebep oluyor. Hareketsizliğin sonuçlarından bir başkası da dolaşımdaki yavaşlama neticesi bacaklarda şişme, el-kol tutulma ve kemik deformasyonları sayılmaktadır.

Eskilerin dediği gibi her şeyin fazlası beden ve zihnimize zarar vermektedir.
Uzun saatler yapılacak çalışma durumlarında 2-3 saatte bir ara verilerek, mekan içinde dolaşmak hafif esneme hareketleri ile kan dolaşımı ve kasları uyararak rahatlamak gerekmektedir.

 

 

den

 

 

 

Leave a Reply