Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/contact-form-by-supsystic/modules/supsystic_promo/mod.php on line 518
DOĞAL YAŞAM « Kuantum Sezgi

Bu Sayımızdaki Makaleler:

DOĞAL YAŞAM

İnsan Irkı; doğal yaşamdan uzaklaşarak endüstriyel topluluklar halinde yaşadığı kadar, giderek sağlığı bozuldu ve ömrü kısaldı. Medeniyetin getirdiği rahatlık ve kolaylıkla da hareketsiz bir yaşam benimsendi. Buna  bedenlerimizin harcama alanı bulamadığı yüksek kalorili beslenme stilleri de eklenince, giderek çoğalan hastalıklarla tanıştık.

Diş yapısı bakımından hem etobur, hem otobur beslenmeye uygun yaratılmış insan, bunu dengeli bir şekilde uygulamayınca başı derde giriyor.

Sağlıklı ve doğal yaşam denince bunun sadece; sebze-meyve yiyerek ve spor merkezlerine devam ederek elde edilmeyeceğine dikkatinizi çekmek isterim!

Yaşadığımız mekânın, kullandığımız her tür ihtiyaç maddesinin, sağlık problemlerine yaklaşımımız ve hatta tatil tarzımızın dahi bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor.

Evlerimiz doğal malzemelerden; taş ve ahşaptan zamanın zevk ve teknolojisi ile birleştirilerek zarif,  hatta çok şık inşa edilebilir. Eskiden olduğu gibi mutlaka kiler tarzında bir bölüm mutfağa eklenebilir.
Özel otomobiller için şart koşulan garaj bölümleri gibi, her ailenin kendine ait belli miktarda (bahçede veya yakın bir bölgede)toprağı olabilir..
Hem böylece nebatat’a saygı küçük yaşlarda doğal olarak, yaşayarak edinilir. Bunun için yasaya, okullarda özel öğretime gerek de kalmaz. Hayat ne kadar modernleşse de, camiye-kiliseye-havraya gidiliyorsa, toprağının işlenmesinden de uzak kalmadan bir yaşam sürmek pekala mümkündür.
Kaldı ki; insanların büyük bir kısmı böyle yaşamayı özlediği için, şehirlerden kaçarak bahçelerle haşır-neşir olmayı seçiyorlar.

Gelişmiş ülkelerin pek çoğunda giderek artan ölçüde naturel yaşam tarzı kabul görüyor.
Beslenmede: Katkısız  ve GDO’suz  yetiştirilmiş ürünler.
Sağlıkta         : Kimyasal içeriği olmayan tedavi tarzları tercih edilmeye başlandı. Akupunktur – fitoterapi – refleksoloji – aroma terapi v.s gibi.
İkamette        : Hava ve su kirliliğinden uzakta, banliyö’ler oturmak için özellikle aranan mekânlar oldu.

Bu tür ihtiyaç ve arayışlar ise yeni iş sahalarını yaratmaya başlayınca,  SPA adıyla kurulan pek çok yer sağlık ve rahatlık vadeden  uygulamalarına insanları davet eder oldu.
İşte bütün bunlar doğadan ne kadar uzaklaştığımızın ispatıdır.
Bedenlerimizin sesine kulak verirsek, doğruyu yani doğalı istediğini duyarız..

İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, hamilelik döneminde "vejetaryen diyet" uygulayan kadınların ldoğurduğu erkek bebeklerde genital bozukluklara rastlanma oranının yükseldiğini ortaya koydu. Sebze ve meyvelere üretimleri sırasında verilen "böcek öldürücüler, tarım ilaçları ve benzerleri  hamilelik sırasında anneden bebeğe geçip, fetusun hormonal dengesini bozuyor. 8 bin bebeğin anneleri arasında sadece 163 kadının "organik üretim" sebze ve meyve ile beslendiklerine ve bunların çocuklarında söz konusu anomalilere rastlanmadığına işaret eden doktorlar, "ille de vejetaryen diyet yapanlara organik üretim sebze ve meyvelerle beslenmelerini" öneriyor.

Budizm yiyecek amacıyla hiçbir hayvanın öldürülmesine izin vermez. O yüzden bu inanca saygı duyanlar, vejetaryen bir diyet izlerler. Yani sebze, meyve ve tahıllarla yetinirler. Oysa Japonlar bu yasağı sadece dört ayaklı hayvanlara uygulamışlar. Tarihleri boyunca hep balık ve deniz ürünlerini sofralarında baş köşeye oturtmuşlar.

Size bir teklifim var. Gelin evlerimizdeki çoğu ihtiyaç maddesini artık kendimiz üretelim. Böylece, hem hobilerimiz çeşitlenir hem el emeğimizin keyfini yaşarız. Ekonomik kazanımı ile saflığından emin olmanız da cabası..
Mesela; reçel, turşu, yoğurt, peynir, sirke, sabun, ekmek, makarna ve likörler her evde herkes tarafından yapılacak kadar basit ve keyifli.
Bağ-bahçe sahipleri; kuru meyve, sebze, mısır gibi ürünleri hatta şarap, pekmez ve zeytinyağını da buna ekleyebilirler.
Bunların ekimi, dikimi, sulama ve çapası sırasında bedenlerine yaptıkları iyilik ve şifa çalışmalarını kısa sürede göreceklerdir.

Eczanelerden şişe şişe takviye vitamin-mineral hapları alacağımıza, sağlığımızı bıraktığımız  yerde yani doğanın koynunda bizi bekler bulacağımıza inanıyorum.

 

den

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply