Bu Sayımızdaki Makaleler:

MİTOLOJİDEN…TEKNOLOJİYE

Görünmez adam olma hayali insanoğlunu nesiller boyu etkiledi.
Teknoloji geliştikçe mitolojiden, romanlara, filmlerden bilgisayar oyunlarına, birçok bilimkurgu öyküsünde  "görünmez adam" karşımıza çıktı…
Mitelojide tanrı, ruh melek, şeytan ya görünmezdir ya da istediğinde görünmez olabilir. Takanı görünmez yapan yüzük, şapka, pelerin gibi objeler hep hayallerimizi süsledi.

Görünmezlik de gerçekleştiğinde bilimkurgu sektörünün de daha yaratıcı olması beklenecek.
Bir çoğumuz gibi David Schurig de gençliğinden beri görünmez olma hayalleri kuran biriydi. Sadece bir farkla; o hayallerini gerçeğe dönüştürme şansını yakalamış biridir.
Bir senedir üzerinde çalıştığı projenin yıllık bütçesi şimdilik bir milyon dolar. Ama üretim aşamasına gelindiğinde bu rakamlar çok artacak. Medyanın ilgi odağı olan Scchurig işin sırrını soranlara; " Ben de sonuçta bir araştırmacıyım. Bu çalışmaların bütün sonuçlarını benim bilmem olanaksız" diyor.
Böyle hayalleri olan kişiler gibi Onun da"Çaktırmadan görmek istediği çok şey var" ama sadece görünmez olmak yetmez, hissedilmemek de lazım. Ya biri gelip çarparsa? Görünmez olsanız da sonuçta yine orada duruyorsunuz!
Schurig‘e göre görünmez adam olmak  kadar nesneleri görünmez hale getirmek de çok eğlenceli. Mesela; İzmit’tesiniz diyelim deniz manzaralı bir eviniz var. Ama sahile kocaman bir rafineri yapmışlar. Şimdi o rafineriyi görünmez yapıp balkonunuzda deniz manzarasına karşı oturmak güzel olmaz mıydı?

Bununla ilgili formülü kısaca özetleyeyim:
İlk başta biraz karışık gelmesine rağmen temel prensip çok basit!
Görebildiğimiz her nesnenin ortak özelliği ışığı yansıtan maddeler olmasıdır. Binalar , insanlar ağaçlar ışığı yansıttıkları için görünüyorlar. Işığı geçiren su ve cam gibi saydam maddelerse arkasını göstermekle birlikte, ışığın kırılmasından dolayı fark edilip görülüyorlar. Bir bardak suyun içindeki kaşığın kırılmış gibi görülmesinin nedeni bundandır.
Ancak araştırmacılara göre, nanoteknoloji sayesinde yapısı değiştirilen maddeler ışığı ne yansıtacak, ne de içinden geçirecek. Bakır ve fiberglasın nanoteknolojiyle yapısı farklılaştırılıp etkileşim içine girdiği ışığın dalga boyuyla aynı değerlere dönüşüyor. Böylece yapısı değiştirilmiş bu maddelerle kaplanan nesnelerin üzerine ışığın yansımasının yönü de değiştirilebiliyor.
Şimdiye kadar bu teknolojiyle radar sinyalleri görünmez kılındı. Çünkü radar sinyallerinin frekanslarıyla daha elverişli ve kolay başa çıkılıyor. Fakat normal ışık çok daha karmaşık, o yüzdende ışıkta görünmezliğe ulaşabilmek için yaklaşık 10 yıl daha beklememiz gerekiyor.
Görünmezlik mantığı şöyle işleyecek:
Bu maddeyle kaplanan nesneler ışığı bir yönden alıp bütün nesneyi dolaştırarak diğer yönden aynı açıyla yeniden bırakacak. Böylece bakan göz sanki o nesne yokmuş da arkasını görüyormuş gibi olacak..

Laf aramızda; ben de merak ve özlemle bu projenin gerçekleşmesini bekleyenlerdenim. Neler yapacağımın listesini bile hazırladım.
Siz de hayal gücünüzü bir yoklayın, mutlaka bir iki planınız olacaktır…

 

den

 

Leave a Reply