Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/contact-form-by-supsystic/modules/supsystic_promo/mod.php on line 518
Schumann Rezonansı « Kuantum Sezgi

Bu Sayımızdaki Makaleler:

Schumann Rezonansı

Schumann Rezonansı; Dünyanın elektromanyetik alanındaki çok düşük frekansta spektrum / tayf tepeleri takımıdır. Schumann rezonansı, dünya yüzeyi ile iletken İyonosfer arasındaki boşluk nedeni ile elektromanyetik dalgaları sınırlandırıp, yönlendirir. Dünyanın sınırlı boyutları bu dalga rehberinin çok düşük frekanstaki elektromanyetik dalgalar için yankılanan bir oyuk gibi davranmasına sebep olur. Oyuk, şimşek yada yıldırımdan kaynaklanan enerjiden etkilenir. Oyuğun tek tip dalgayı ileten iç yüzeyleri vardır.Oyuğa yankılanan dalga girdiği zaman ileri geri seker ve dalga enerjisi oyuğa girdikçe birleşerek sabit dalgayı güçlendirir. Yoğunluk ve şiddeti artar. Manyetik alanı yüzünden dünya ilk yaklaşımda iki kutuplu bir mıknatıs gibi görülebilir. Bu mıknatısın merkezi noktası tam olarak dünyanın merkezinde değildir. Bir kaç yüz kilometre uzağında bulunur.

Güneş sisteminin bazı diğer gezegenleri de manyetik alana sahiptir. Satürn, Uranüs, Neptün ve özellikle Jüpiter…..Hatta Uranüs 4 kutupludur. Ve hatta Güneş sistemi yörüngesindeki duruşu da diğer gezegenler gibi değildir. Mıknatıslar antik çağlardan beri bilinmesine rağmen manyetik alanın keşfi 1000 yılına doğru Çin’ liler tarafından yapılmıştır ve manyetik alanı pusula ile yön bulmada kullanmışlardır. Manyetik alanın çizgileri, hatları iyonosfer ‘ in üstündedir. Yani 1000 km. ‘ den daha uzakta. Manyetik hatların oluşturduğu bütüne manyetosfer ( magnetosphere ) adı verilir.

Dünyanın manyetik alanının etkisi onbinlerce kilometre uzaktan hissedilir. Kuzey kutup manyetik alanı gerçekte pusulanın iğnesini oluşturan mıknatısın güney kutbunu çeken manyetik bir kutuptur. Bu tarihi hata, yani kuzey kutup manyetik alanı olarak adlandırılması , değişmesi gerekli olan bir bilgidir. Kuzey manyetik alanı alanı coğrafi olarak güneye uzanır.

İki manyetik kutuptan geçen jeomanyetik eksen yerin dönme eksenine 9 derecelik bir açı yapar. Bu nedenle kuzey manyetik kutbu kuzey kutbuna yaklaşık 1000 km uzaklıkta Kanada yönündedir. Kuzey manyetik kutbunun şu anki pozisyonu 81° Kuzey 110° batı noktasında dır. Ancak yılda ortalama 40 km hızla kuzey kutup noktasına yaklaşmaktadır. Ayrıca manyetik kutbun pozisyonu gün içinde de yer değiştirmektedir. Normal posizyonundan 10 km ve üstü uzaklıklarda yer değiştirmektedir. Güney manyetik kutbuna gelince o da ‘Terre Adeie’ yakınlarında ‘Urville’ denizindedir. Koordinatları 65° güney, 138° doğu ‘ dur. Güneş rüzgarı protonlar elektronlardan oluşan bir plazma akımıdır. Yaydığı elektrik akımlarıyla bu değişimlerden sorumludur.

Manyetik fırtınalar yatay bileşen Bo’ nun şiddetini değiştirerek dünyanın manyetik alanını bozabilir. Üstelik güneş rüzgarları dünyanın manyetik alanının deforme etmektedir. Arkeomanyetizm arkeolojik eşyalardaki manyetik alan izlerinin incelenmesi üzerine temellendirilmiştir. Paleomanyetizm ise taşları, kayalar üzerine kurulmuştur ve jeomanyetizmin evrimini anlamaya yarar. Plazması fizik veya kimyada toplu elektromanyetik davranışla karakterize olmuş iyonize gazdır.

Birde konumuz ile ilgili Radyant enerjiyi açıklayalım. Radyant enerji, ışın yayan enerjidir. Işın yayan enerji dalgalarla ulaştırılan enerjidir. Yönle gösterilir. Güneş enerjisi ışın yayan enerjidir. Işın yayan enerji aynı zamanda elektromanyetik dalgalardan transfer edilmiş enerjidir. Bu rezonans , Dünya ile iyonosferin son katmanı arasında elektromanyetik bir çekim kuvveti vardır. Bu manyetik çekimin titreşimsel özellikleri Alman Fizikçi Schumann tarafından keşfedilmiştir. (1952-1957 arasında) Bu titreşimler frekansı ve gezegenimizin titreşim seviyesini ölçmeye yarar.

Schumann rezonansı günümüz jeofizikçileri tarafından dünyanın kalp atışı olarak adlandırılmaktadır. Bu rezonans yüzyıllardır 7,8 Hz.’ tir. Ancak 1980 ‘ den beri bu rezonans artmıştır. Önce yavaş daha sonra gittikçe hızlanarak 1997 ‘ den itibaren titreşim seviyesi 12 Hz. dir. Schumann rezonansına bağlı olarak dünyanın titreşiminin artması gezegenimizin yoğunluğunu kaybetmesiyle açıklanmaktadır. Bu olay daha önceden 1980 ‘ li yılların başında Brezilyalı Triguerrinhö tarafından incelenmiş ve tanımlanmıştı. İnsan, dünyadaki tüm diğer yaratıklar gibi bu değişimin etkilerini yaşamaktadır. Migren, baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk, omurgada elektriklenme , kramplar, grip gibi fiziksel semptomlar görülmektedir. İnsan vücudu gittikçe daha fazla hassas hale gelmektedir. Tüm bu bilgiler, yaşadığımız mekanlarda neden bazen mutsuz ve neden bazen mutlu ve huzurlu , sağlıklı olduğumuzun sebeplerini hazırlar. Daha da derine inersek bu enerjilerin tam olarak nasıl dünya üzerinde bulunduğunu Hartmann düğümlerini takip ederek te bulabiliriz.

Kaynak: Derleme çeviridir.

Leave a Reply