Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/contact-form-by-supsystic/modules/supsystic_promo/mod.php on line 518
SEVGİLİLER GÜNÜ… « Kuantum Sezgi

Bu Sayımızdaki Makaleler:

SEVGİLİLER GÜNÜ…

 

 

SEVGİ GÜNÜ…

Yalnızlık bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygu. Yalnızlık çeken insan  içinde bir boşluk veya kopukluk hisseder..

Yalnızlık duygusu sıradan bir yalnız olma halinden değişiktir. Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar. Yalnızlık duygusu istek dışı bir yalnız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar. Yalnızlık duyan insan  dışlanma, depresyon, güvensizlik, umutsuzluk, anlamsızlık, değersizlik ve kızgınlık duygularıyla doludur. Kendisinin hiç kimsenin sevgisine değer olmadığını düşünür, o yüzden de sosyal yaşamında zorluk çeker. Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına engel olabilir.

Bütün dünyada müthiş bir ekonomik hareket yaratacak hale getirilen SEVGİLİLER GÜNÜ‘nün öbür yüzü de bu tür yalnızların bir anlamda kabusu olmakta! Tıpkı "anneler günü" kutlamalarının giderek abartılması sonucunda "anne’siz" kişilerin yüreklerindeki acının pekişmesiyle hissettikleri keder, mahzunluk, çaresizlik hisleriyle o günün varlığına dahi isyan edişleri gibi…

Kapitalist sistemlerin empozesi ile yaşamlarımıza ithal edilen bu gibi kavramların esiri olmamak için biraz farkındalık kafidir.

Allah’ın emriymişcesine eline "bir dal gül" alan erkek taifesi gönül arkadaşına bunu uzatırken yüzde kaç gerçek sevgisini de katıyor acaba, tartışılır… Günün akşamında hatun takımının beklentisi; romantik bir akşam yemeği (değerli bir hediye eşliğinde) mutlak gelmeli!. Acaba bu prosedürün şaşmaksızın her sene 14 Şubatta bir ticari gün döngüsü olarak tekrar edilmesi mi aşk’ı ölümsüz kılmakta? Yapılmadığı takdirde duygusuzluk,umursamazlık, boş vermişlik hatta daha da ileri gidilerek kabalık-eğitimsizlik gibi ithamlara muhatap olmak reva mıdır? Ve neden bu davranışlar sadece erkeklerden beklenmekte? Kadınların bu tip bir organizasyon yapması ayıp, yasak veya uygunsuz mudur? Bir gün önce/sonra, ya da tanışma günü sene-i devriyesinde kutlanamaz mı?

Bu kadar özel bir günümüz dahi pazarlama politikalarına alet edilerek, değeri basit bir alış-veriş olgusuna indirgeniyor. Son bir kaç senedir bu gerçeği görenler tarafından apaçık dile getirilen "SEVGİLİLER GÜNÜ"  ticari hareketi protesto ederek, bu kutlamanın adını SEVGİ GÜNÜ olarak değiştirdiler. Sadece "sevgiliye" değil, tüm sevilenlere yapılan ufak tefek jestlerle sevgi ifadesi dile getiriliyor. En azından Türkiye’de yavaş yavaş yayılan bu fikir ve uygulama bazı sosyal sivil kurumlarca destek görmekte. Zamanla yozlaşan bir davranışın yine zaman içinde doğru tarzı bulması da böylece gerçekleşiyor…

Bilirsiniz; bir kadın ve bir erkek birbirlerini sever de kavuşamazsa bunun adı AŞK  olurmuş…
Bir de sevdiği halde ayrılan, ayrılmak zorunda olan sevgililer vardır…Aşk’ın imkansız çeşidine rastlamışlardır! Deli gibi sevdiği eşi ölmüştür! Sevdiği böyle bir günde yanında olamayacak kadar uzak bir ülkededir… Madalyonun bir de bu tarafını görerek onların adına aşağıdaki dizeleri sunuyorum.

                                                                                                                                              

Yaşamın kaynağı sevgiyse eğer,                                  

Sevgi mutluluk, mutluluk paylaşmak,
Paylaşmak dostluk, dostluk hatırlanmak,
Hatırlanmak unutulmamaksa eğer, demek ki sevilmişiz. 

 

Bir nasihat: Kendine dikkat et.

Bir istek    : Beni unutma.

Bir rica      :  Sakın değişme!

Bir yalan   :  Seni hiç sevmiyorum.

Bir gerçek : Seni çok özlüyorum…


Sevgilerimle

den


 

Leave a Reply