Warning: "continue" targeting switch is equivalent to "break". Did you mean to use "continue 2"? in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/contact-form-by-supsystic/modules/supsystic_promo/mod.php on line 518

Warning: session_start(): Cannot start session when headers already sent in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/wcp-openweather/agp-core/classes/persistence/session/Agp_SessionAbstract.class.php on line 10

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/contact-form-by-supsystic/modules/supsystic_promo/mod.php:518) in /home/ftugrul/kuantumsezgi.com/public_html/wp-content/plugins/wcp-openweather/classes/UserOptions.class.php on line 90
TANRININ NEFESİ « Kuantum Sezgi

Bu Sayımızdaki Makaleler:

TANRININ NEFESİ

 

Uzaydan ve özellikle güneşten gelen yoğun zararlı ışınları emerek, yeryüzüne inmesine engel olan atmosferin Stratosfer tabakasındaki ozon için eski tarihlerde Tanrının Nefesi (ozein)” adı verilmiştir. 

İlk kez 1785 yılında elektrik üreten çeşitli makinelerin çıkardığı ekşi kokusu sayesinde kimyager Martin Von Marum tarafından keşfedilen ozon, 1840 yılında Alman kimyacı Schönbein tarafından ilk kez, insanlar üzerinde kullanılmaya başlandı. Fizikçi Werner, 1857 yılına gelindiğinde ilk ozon üretecek makineyi buldu. 

Tıpta ozon kullanımı ise, ilk kez 1. dünya savaşında yaraların iyileştirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı. 1916 yılında Dr. Wolff yaptığı çalışmalarda ozon gazını mikrop kapmış yaraların üzerine verilmesi suretiyle, ağır yaraların hızlı ve hayret verici bir şekilde iyileştiğini bildirmiştir.  

NUC-ON Tıp merkezi doktorlarından Dr. Murat Baş, tanrının nefesi olarak ifade edilen Ozon’un, dünya’da pek çok ülkede kullanıldığını belirterek, son yıllarda ülkemizde de oldukça rağbet gördüğünü ve kanserden, diyabete, karaciğer rahatsızlıklarından selülite kadar pek çok rahatsızlıkta başarı ile kullanıldığını ifade etti..

Dr. Murat BAŞ: İnsanoğlu ozonu atmosferde yoğunluğu azalmış OZON DELİĞİ ile tanırken onun tedavi edici muhteşem özelliğinden habersiz kalmıştır. Uzaydan ve özellikle güneşten gelen zararlı ışınları emerek, yeryüzüne inmelerine engel olarak canlıların yaşaması için bir şemsiye görevi yapan ozon için eski tarihlerde Yunanca “Tanrının Nefesi” ismi verilmiştir. Yaşamımız için çok önemli olan ozon için Kur-an da “İnsana Ruhumuzdan Üfledik” ayetinin biyolojik yorumunu kabul edenler belki de haklıdırlar. 

 

Ozon, iklimi etkilemekte ve yeryüzündeki canlıların korunmasında önemli rol oynamaktadır. Şimşek ve yıldırımların oluşturduğu fırtınalardan sonra taze hava kokusu diye içimize çektiğimiz hava da bulutların elektriklenmeleri esnasında meydana gelmiş olan bol miktarda ozon mevcuttur. Aynı zamanda oksijenin kimyasal bir akrabası olan ozon(O3), atmosferde yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen molekülüne (02) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (0) diğer oksijen molekülleriyle (02) birleşmesi sonucu meydana gelir. 

 

Ozon, yeryüzü yakınlarında zehirli ve kirletici etki yaparken Stratosfer tabakasında ise, hayati önem taşıyor…

Ozon nerelerde kullanılıyor? 

 

 1) Medikal Ozon şeklinde tıbbi tedavi de, tıbbi sterilizasyon ve dezenfeksiyonda, antiaging ve kozmetolojik tedavilerde,

 

 2) Havanın, kötü kokuların,atıkların temizlenmesinde ve dezenfeksiyonunda,

 

 3) Suların temizliğinde (içme suyu ve havuz-kaplıca dezenfeksiyonunda) ve suların uzun süreli korumalarında,

 

 4) Gıda endüstrisinde sterilizasyon da, soğuk hava depolarında,

 

 5) Cam, şişe (soda, bira v.s.) temizliğinde ve renk giderilmesinde,

 

 6) Tarımda verimin arttırılmasında (suni gübre yerine) ve ilaçlama yerine,

7) Veterinerlik-hayvancılıkta tedavide, verimin arttırılmasında,

 

8) Toksinlerin(zehirlerin) giderilmesinde: Kimyasal ve petrol ürünlerinin zehirsizleştirilmesinde,

 

9) Tekstil sektöründe(boya ve kumaş canlılığının arttırılması, renk giderilmesi, kot beyazlatma vs) uygulanmaktadır.


Medikal  (tıbbi) Ozon – “Ozon terapi” nedir? 

 

Dr: Murat BAŞ: Aktif oksijen molekülü olan OZON GAZI kullanılarak yapılan iyileştirici tedavilere “ozon terapi” denilmektedir.

• Medikal ozon % 5 ozon ve % 95 oksijen karışımından oluşmaktadır. Ozon çok yüksek oksidasyon(yakma) gücüne sahip olduğu için tıpta “aktif oksijen veya süperoksijen” olarak tanımlanır.

 

• Her normal sağlıklı hücre yaşam ve fonksiyonlarını sürdürebilmesi için oksijene bağımlı işleyen metabolik yollarla enerji (kalori)ye ihtiyacını karşılamak zorundadır. Enerji içinde yakıta ihtiyaç duyulur, bu yakıt canlılar için oksijen’dir. Aldığımız besinleri oksijenle yakarak, enerji ihtiyacımız karşılanır.

 • Kanserden Diyabete, Hepatit den AIDS’e, Kronik Yorgunluktan Stress’e, Antiagingten Kozmetiğe kadar yüzlerce hastalıkta uygulanmaktadır. 

• Ozon, tıpta hastalıkların tedavisinde 150 yıldan fazla zamandır uygulanmaktadır. Dünyada Almanya, İngiltere, ABD, Japonya, Malezya, Brezilya gibi pek çok ülkede binlerce ozonterapi klinikleri yanında, sadece ozon terapi yapan özel hastaneler ve İtalya Siena Üniversitesinde kürsüsü mevcuttur.

 

 • Ozonun vücuttaki etkisi, yoğunluğuna ve kullanıldığı doza bağlı olarak değişiklik gösterir.

 

 • Ozonterapist, konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumu ve hastalığın cinsine göre uygulanacak tedavi protokollerini belirler.

 

 • Ozon tedavisi ile birçok hastalığın iyileşmesine yardımcı olunabilir veya tamamen düzelir.

 

 • Ozonterapinin bilimselliğini kanıtlayan binlerce bilimsel çalışma yapılmış ve etkili olduğu kesin tespit edilmiş bir tedavi yöntemidir. “Asla alternatif bir tıp yöntemi değildir.”  

 

 • Ozonterapi ya da Alman’ların deyimiyle “Kan Temizleme” pek çok hastalıkta kullanıldığına dair çok sayıda kanıt mevcuttur.

 

 • Ozon terapi ucuz, basit, pratik uygulama şansına sahiptir. Ozonlama, yaklaşık yüz yıldır bilinen bir teknoloji ile yapılmaktadır.

  Ozon tedavisi güvenilir ve doğal bir tedavi yöntemidir. Doğru uygulandığında neredeyse hiç yan etkisi yoktur.

 

Yeteri kadar oksijen alamamamızın nedenleri nelerdir? 

 

 Dr. Murat BAŞ: Yaşam biçimimiz, stres, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam, sigara, alkol gibi alışkanlıklar, yaşlanma, tıkanan damarlar, soluduğumuz havanın kirliliği, şeker, akciğer ve kalp hastalıkları, damar sertliği gibi hastalıklar oluştuğunda veya olağan yaşamımızın biraz dışına çıktığımızda, hücrelere oksijenin yetersiz gitmesine neden oluruz. Oksijen eksikliğini arttıran bu türden nedenler, insanı ölüme kadar götüren olaylar zincirini etkileyebilir.  

 

Yeteri kadar oksijen alamadığımızda neler oluyor? 

Dr. Murat BAŞ: Sıklıkla baş ağrısı, kronik eklem ağrıları, unutkanlık, sık geçirilen enfeksiyon, iyileşmeyen yara, bitkinlik, yorgunluk, çalışma gücünün zayıflaması, yaşam sevincinin azalması, erken yaşlanma, hayati önem taşıyan organların yıpranması geliyor. 

 

Ozon tıbbi tedavide nasıl kullanılıyor? Nasıl etki ediyor?  

 

 Dr. Murat BAŞ: Doku ve hücrelerin oksijenlenmesini arttırır. Alyuvarların (kandaki kırmızı oksijen taşıyan hücrelerin) elastikiyetini artırarak kılcal damarlardan geçişini hızlandırır. 

 

• Kanın dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırarak organların oksijen havuzunda yüzmesini sağlayarak OKSİJEN EKSİKLİĞİNİ giderir.

 

 • Bağışıklık sistemini uyararak, güçlendirir. Beyaz kan hücreleri yani savunma hücreleri olup, enfeksiyonlara karşı koruyan oluşumunu artırır, fonksiyonlarını düzenler. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon ve kansere direnci artırır. Bağışıklık sistemini düzenleyici özelliği ile bağışıklık sisteminin sapmasından kaynaklanan hastalıkların tedavisinde iyileştiricidir. İlave olarak İmmünmodülatör (bağışıklık sistemi düzenleyicisi) etkisi ile alerji ve astım gibi hastalıkların tedavi edilmesine yardımcı olur.

 

  Dezenfeksiyon ve antimikrobik özelliği ile bakteri, virüs ve mantarları öldürür.  Klordan 3125 kat daha güçlü, doğal ve atık bırakmayan dezenfektandır.

 

 Kanın kıvamını azaltır, akışkanlığını artırır. Damar duvarındaki plakların yumuşamasını ve küçük kan damarlarındaki tıkaçların çözülmesini sağlayarak “kan dolaşımını düzenler” damar duvarına olan etkisi ile de “tansiyonun normalleşmesini” sağlar.

 

 Hızlı çoğalan hücrelerin (Tümör, mikrop gibi) çoğalmasını engeller. Kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasını engeller. Kanser hücreleri üzerindeki etkisini tümör hücrelerinin zarlarını parçalayarak ve bağışıklık sistemi üzerinden etki ederek çoğalmasını ve yayılmasını engeller.

 

 Tedavilere duyarlılığı artırır, tedavilerin yan etkilerini önler. Kemoterapi ve Radyoterapi gibi klasik kanser tedavilerinin etkisini dokulardaki oksijen miktarını arttırarak güçlendirir (Kemoradyo duyarlaştırıcı etki). Kemoterapi ve Radyoterapinin yan etkilerini asgariye indirir. Kemoterapi ve radyoterapiden önce başlanan ozonterapinin yan etkilerini en aza indirdiği saptanmıştır.

 

 Yasam enerjisini artırır. Hücre içi solunumunu hızlandırarak, hücrenin fonksiyonları için gerekli enerji olan ATP’nin üretimini arttırır. Daha enerjik ve fonksiyonel bir vücut oluşturur.

 

• Detoks etkisi sağlar: Karaciğer hücrelerini aktive ederek, böbrek süzmesini ve cildin detoks edici özelliğini arttırarak, vücudumuzdaki kimyasal maddelerin (Kronik kurşun, cıva gibi ağır metal zehirlenmeleri, böcek öldürücüler, ilaç atıkları, asidik maddeler, tarım ilacı kalıntılarının atılmasını hızlandırarak) temizlenmesine yardımcı olur.

 

Ağrı kesici etki gösterir. Vücudumuzdaki doğal ağrı kesicilerin açığa çıkmasını sağlayarak AĞRI KESİCİ özellik gösterir.

Gülşen KAŞ

 

Leave a Reply